Alerji aşısı (immünoterapi), alerjik hastalıkların tedavisinde uzun vadeli çözüm sunan en etkili yöntemlerden biridir. Günümüzde birçok kişi, özellikle bahar aylarının korkulu rüyası olan alerjik rinit nedenleri gibi mevsimsel alerjiler nedeniyle yaşam kalitesinde ciddi düşüş yaşar.
Polen, toz akarları, evcil hayvan tüyleri ya da küf gibi alerjenler, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine yol açar. Bu noktada immünoterapi, vücudun bu maddelere olan aşırı duyarlılığını azaltarak kalıcı rahatlama sağlamayı hedefler.
İmmünoterapi Nedir?
İmmünoterapi, bağışıklık sistemini belirli alerjenlere karşı yavaş yavaş “alıştırma” prensibine dayanır. Kişiye özel hazırlanan alerjen dozları düşük miktarlarda verilerek bağışıklık sisteminin bu maddelere tolerans geliştirmesi sağlanır. Uzun süreli uygulama sonucunda, vücut alerjene karşı daha az tepki verir ve semptomlar belirgin biçimde azalır.
Alerji Aşısı Türleri
İmmünoterapi iki ana yolla uygulanabilir:
Subkutan İmmünoterapi (SCIT)
Bu yöntemde alerjen, cilt altına enjeksiyon şeklinde verilir. Başlangıç döneminde haftalık uygulamalar yapılır, dozlar kademeli olarak artırılır. Ardından idame döneminde genellikle 4–6 haftada bir uygulama yapılır. Tedavi süresi 3 ila 5 yıl arasında değişebilir.
Sublingual İmmünoterapi (SLIT)
Sublingual yöntem ise dil altına damla ya da tablet formunda uygulanır. Evde kullanılabilmesi ve iğne gerektirmemesi, özellikle çocuklar için kolaylık sağlar. Ancak doz düzenliliği ve doktor kontrolü bu yöntemde de son derece önemlidir.
Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Alerji aşısı tedavisi üç ana aşamadan oluşur:
1. Tanı ve Planlama
Tedaviye başlamadan önce hastanın alerji profili belirlenir. Deri testleri veya kan testleriyle hangi maddelere karşı duyarlılık olduğu tespit edilir. Bu testler sonucunda kişiye özel bir aşı karışımı hazırlanır.
2. Başlangıç (Yükselme) Dönemi
Bu aşamada hastaya düşük dozlarla alerjen uygulanır ve doz kademeli olarak artırılır. Amaç, bağışıklık sisteminin yavaşça alerjene alışmasını sağlamaktır. Bu dönem birkaç hafta sürebilir.
3. İdame (Koruma) Dönemi
Vücut hedeflenen doza ulaştığında, artık daha uzun aralıklarla dozlar uygulanır. Bu dönem genellikle 3–5 yıl sürer. Tedavinin başarıya ulaşması için hastaların seansları aksatmaması çok önemlidir.
Bağışıklık Sistemindeki Değişim
İmmünoterapi, bağışıklık sisteminde köklü değişiklikler oluşturur. Normalde alerjenle temas ettiğinde IgE antikoru üreten vücut, tedavi sürecinde daha dengeli bir bağışıklık tepkisi geliştirir. IgE seviyeleri azalırken, koruyucu IgG4 antikorları artar. Böylece alerjenler vücutta daha hafif reaksiyonlara yol açar. Ayrıca T hücreleri de daha dengeli hale gelerek aşırı immün yanıtı baskılar.
İmmünoterapinin Günlük Hayata Etkisi
Tedaviye başlayan bireylerin günlük yaşamında bazı dikkat edilmesi gereken noktalar vardır:
- Tedavi seanslarını aksatmamak gerekir.
- Aşıdan sonra ağır egzersiz yapılmamalıdır.
- Enjeksiyon sonrası 30 dakika kadar klinikte gözlem altında kalınmalıdır.
- Beta bloker gibi ilaçlar kullanılıyorsa doktora bildirilmelidir.
Bu önlemler, olası komplikasyonların erken fark edilmesini sağlar ve tedavi güvenliğini artırır.
Olası Yan Etkiler
Alerji aşısı genellikle güvenlidir; ancak bazı hastalarda hafif veya orta düzeyde yan etkiler görülebilir. Yan etkiler iki grupta incelenir:
Lokal Reaksiyonlar
Enjeksiyon bölgesinde hafif kızarıklık, şişlik veya kaşıntı olabilir. Bu etkiler genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden geçer.
Sistemik Reaksiyonlar
Daha geniş kapsamlı reaksiyonlar nadirdir, ancak dikkat edilmelidir:
- Burun akıntısı veya hapşırma
- Ciltte döküntü
- Nefes darlığı veya göğüs sıkışması
- Anafilaksi (çok nadir, acil müdahale gerektirir)
Bu tür etkiler genellikle enjeksiyondan sonraki ilk yarım saat içinde ortaya çıkar, bu nedenle hastalar klinikte gözlem altında tutulur.
Alerjik astım nedir? ve İmmünoterapinin Rolü
Alerjik astım nedir? Alerjik astım, bağışıklık sisteminin belirli alerjenlere verdiği aşırı tepkiler sonucu hava yollarında daralma ile karakterize bir hastalıktır. Polen, ev tozu akarları, küf veya hayvan tüyü gibi maddeler astım ataklarını tetikleyebilir. İmmünoterapi bu süreçte önemli bir tedavi seçeneğidir çünkü bağışıklık sistemini bu tetikleyicilere karşı duyarsızlaştırır. Yapılan araştırmalar, düzenli immünoterapi uygulamasının astım belirtilerini hafiflettiğini ve atak sıklığını azalttığını göstermektedir. Özellikle çocuklarda erken dönemde başlanması, astım gelişme riskini düşürebilir.
İmmünoterapinin Faydaları
Alerji aşısı sadece semptomları azaltmakla kalmaz, hastalığın ilerlemesini de durdurabilir. Düzenli uygulandığında:
- İlaç ihtiyacı azalır,
- Alerjik belirtiler hafifler,
- Yaşam kalitesi artar,
- Mevsimsel alerjiler daha kolay atlatılır.
Ayrıca tedavi bittikten sonra bile etkisi uzun yıllar sürebilir. Bu da immünoterapiyi diğer geçici tedavilere göre çok daha değerli kılar.
Güncel Araştırmalar ve Gelişmeler
Son yıllarda yapılan klinik çalışmalar, immünoterapinin güvenliğini artıran yeni formülasyonlar geliştirmiştir. Biyoteknolojik yöntemlerle hazırlanan alerjen karışımları, hastaların daha az yan etkiyle tedavi görmesine olanak tanır. Ayrıca dijital sağlık uygulamaları sayesinde doz takibi ve yan etki bildirimleri artık daha kolay yapılmaktadır.
Yaşam Tarzı ve Destekleyici Önlemler
Tedavi süresince alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmak önemlidir. Evin düzenli havalandırılması, halıların sık temizlenmesi, polen yoğun dönemlerde dışarı çıkışların sınırlanması gibi önlemler alınabilir. Bunun yanında sigara dumanından kaçınmak ve dengeli beslenmek de bağışıklık sistemini destekler.
Bu yaklaşımlar, immünoterapinin etkisini artırarak uzun vadeli iyileşme sağlar.

